Fashion May Kill etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fashion May Kill etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2014

Moda Bloggerlığı, Fashionistalık, Stil

Bmigo
Fashion May Kill

Merhaba sevgili Fashion May Kill okuyucuları;

Size seslendim ama aslında şu sıra var mısınız yok musunuz, ben bu köşeyi niye yazıyorum gibi düşüncelerle doluyum. Bir moda blogunda neler olmalıdır? Bir moda blogunu insanlar ne için takip eder? Bir moda blogu illa takipçileri olsun diye mi yazılmalıdır? Moda tam olarak nedir? Nereye gidiyor? Düşünüp düşünüp bir türlü cevap bulamadığım sorular bunlar.


İlk başlarda kendi stilim üzerinden gideyim, erkek stilinde bir eksiklik bir açık var diye düşünmüştüm ancak söylemeliyim ki fotoğraflarda ileri derecede kötü çıkan biri olarak bu düşünceyi devam ettirmek benim için çok zor oldu. Bu sefer High Fashion yazayım dedim sonra baktım ki onun da blogun ulaştığı kitlede takipçisi Seda ablamın da deyimiyle iki ya da üç, daha fazla değil. Bütün bunların üstüne bir de etrafımdaki insanlardan ''Kadın stili yaz neyi nereden alalım neyle neyi giyelim onları yaz.'', ''O yazdığın defileler hiç ilgimizi çekmiyor.'', ''Yazıların çok kısa, ben Marie Claire'de(!) sayfalarca buluyorum bunlar şaka gibi.'' şeklinde yorumlar alınca iyice soğudum açıkçası bu işten. Dedim ben bunu kendim için yapıyorsam niye uğraşıyorum saatlerce, kendim sadece açıp baka da bilirim. (Grameri tartışmalı bu kullanım çok yakın arkadaşım ve benim aklıma hep nadide bir Demet Akalın şarkısındaki ''Yeniden seve de bilirim, sözümden döne de bilirim, senin için çarpan kalbi inan söndürebilirim.'' sözlerini getirir. Paylaşmadan edemedim.) Ama tabii şu da var ki yazdığım şeyleri burada görmek, yer yer Fashion May Kill adıyla anılmak da ayrı bir hoşluk.

Bugün burada bir parça moda yerine, moda, fashionistalık, moda bloggerlığı gibi kavramlar hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle şimdi stil, tarz, moda nedir? Bunlar açıklaması çok zor şeyler ama bana göre stil bir kişinin stabil bir şekilde, kendine göre ve etrafındakilerden bir tık farklı giyinmesidir. Peki etrafımızda bunca hazır giyim mağazası varken ve fiyat aralığı fark etmeden çoğu aynı şeyi yaparken, %99'umuzda buralardan alışveriş yaparken diğerlerinden bir tık farklı nasıl olabiliriz? Böyle bir şey mümkün mü ki? 

10 Mart 2014

Fall 2014 Prêt-à-Porter

Bmigo
Fashion May Kill


Moda haftası ardından moda haftasıyla geçen iki ay: Ocak ve Şubat, gerçekten bir ara takip etmesi zor bir hal aldı. Haute Couture şovlarının ardından gelen Sonbahar / Kış Pret-a-Porter şovları yine oldukça çeşitli ve zengin. ''Çok mu meşgulsün? Her gün iki defile bakıver, hayır hobi olarak yap, kafan dağılır!'' diyenlere tamam diyorum. Haklısınız. Baktım, göz-gönül açacak en güzel tasarımları derledim aşağıda.

Aslında bu hafta Oscar ödül töreni kırmızı halısını yazmaktı amacım ancak pazartesi sabahı karşılaştığım sıkıcılıktan ölen kırmızı halı kıyafetleri beni bu isteğimden vazgeçirdi. Saçlarının bir an önce uzaması için her gece dua ettiğim Jennifer Lawrence'ın tekrar takılıp düşeyazması, Ellen'ın kalabalık selfie'si ve yara izi dolu, zayıf, en iyi haliyle bazı yazarlardan ''En azından nemlendirici sürmüş, bacakları parlıyor.'' yorumunu alan bacaklarıyla şortlu Pharrell Williams dışında ödül töreninin dikkat çeken bir kısmı olduğunu sanmıyorum. Bilmiyorum Cinema May Kill ne der ancak filmleri de ileri derecede sıkıcı buldum. Artık Matthew McConaughey emekli olsun.

Tabii bir tane bile mi güzel şey yoktu derseniz bebek mavisi Versace elbisesiyle Lupita Nyong'o ve The Wolf of Wall Street filmindeki rolünün aksine, en iyi aktör dalındaki Oscar için Matthew Mcconaughey'in ismi açıklandığındaki gözleri dolmak üzere görüntüsüyle sosyal medyanın alabildiğine dalga geçtiği, masum mu masum, tatlı mı tatlı Leonardo Dicaprio'yu size örnek verebilirim.



Evet gelelim 2014 Sonbahar / Kış şovlarına; öncelikle hâlâ oversized, kışlık bir manto almayan varsa aranızda, üzülmeyin almak için oldukça bol zamana sahipsiniz, çünkü bu kocamanlık modası yakın bir zamanda geçeceğe benzemiyor. Keşke daha orta sınıf mağazalar da böyle parçalar yapsa ya da yapanlar biraz daha başarılı olsa. (Sevgili Indie May Kill birkaç ay önce böyle bir parça denedi Mango'da, korkunçtu. Hadi kocaman manto yapalım deyince olmuyor maalesef.)

Neyse, bu sezon her zamankinden de büyük ve garip kesimleri Hermes ve tabii ki Vivienne Westwood'da bulmak mümkün.



Issey Miyake tasarımı kat kat kat bir parça oldukça hacimli ve koruyucu, bir o kadar da ağır duruyor.

31 Ocak 2014

Haute Couture'un Kendisi ve 2014 Bahar Sezonu

Bmigo
Fashion May Kill

Merhaba sevgili moda severler!


Bir kısmınızın heyecanla beklediği, bazılarınızın da beklemediği ama ''Hey, hadi bir göz atayım neler varmış acaba?'' diyeceği 2014 Bahar Haute Couture koleksiyonları geçtiğimiz hafta sergilendi ve bizi yine kendimizden geçirdi!

Hazır giyimden bir tık farklı olarak sanata daha yakın durduğunu düşündüğüm Haute Couture koleksiyonları içerisinde yine insanın hayal gücünün, yaratıcılığının, doğanın bize verdiklerini kullanabilirliğin ve en önemlisi yüzlerce saatlik el işçiliğinin güzide örnekleri mevcut. Evet hiçbirimiz etrafımızda göremeyeceğiz bu eserleri, ödül törenleri, galalar haricinde ama güzel şeyleri takdir etmekten de neden geri duralım ki?

Bugün bu yazıda, sezonun koleksiyonlarını takdim etmeden önce size bir güzellik yapacağım ve gerçekten meraklı ve biraz da zamanı olanlarınız için Haute Couture kavramının kendisinden bahsedeceğim.

Haute Couture tasarımların, yani aslında daha çok modanın, dikiş makineleri veya benzeri aletler kullanılmadan sadece elle oluşturulması, bunun da en maharetli terziler tarafından, en kaliteli, en pahalı ve çoğunlukla alışılmışın dışındaki kumaşlarla ortaya çıkarılması kavramını temsil ediyor. Haute sözcüğü Fransızca‘dan ''high'' olarak çevrilirken, Couture sözcüğü ''dressmaking'' anlamına geliyor. Bunun yanında yine couture sözcüğü moda ve dikim anlamlarında da kullanılabilmekte. (Yüksek moda demenin doğurabileceği komiklikten ötürü sözcüklerin İngilizce‘sini yazışımı lütfen mazur görünüz.)

Haute Couture parçalar temelde satılmak için değil, yukarıda da dediğim gibi daha çok podyumda sergilenebilir bir sanat yaratmak amacıyla oluşturuluyor. Kullanılabilen sonsuz bütçe, kumaş ve el işçiliği düşünüldüğünde durumu anlamak çok da zor değil.

Terim, başlangıcını uzun zamanlar önce, 1700'lerde Kraliçe Marie Antoinette döneminden almakla birlikte tam olarak netleşmesini İngiliz tasarımcı Charles Frederick Worth ile yaşıyor.

Tabii ki terimi alıp kullanmak da öyle kolay değil. Chambre Syndicale de la Haute Couture adlı kurum, hangi moda evlerinin gerçek bir Haute Couture moda evi olacağına karar veriyor. Hatta bunun için oluşturulmuş kriterler var.

Her ne kadar oldukça saygın ve göz alıcı bir iş olsa da, Couture yapmak maddi açıdan da kolay değil. Bu yüzden çoğu moda evi hazır giyim koleksiyonlarıyla sınırlı kalmakla birlikte, Couture moda evlerinin öncülerinden bazıları Vionnet, Chanel, Balenciaga, Dior, Patou gibi isimler.

Evet, sanırım çok uzatmadan, aynı zamanda can alıcı noktaları da atlamadan sizi az da olsa bilgilendirebildim. Şimdi gelelim 2014 Bahar koleksiyonlarına... Bu sene genel olarak sadelik ve nezihliğin hüküm sürdüğü koleksiyonlarda hiç üzülmeyin, şaşaa da yok değil!

6 Ocak 2014

2013'ten Akılda Kalanlar...

Bmigo
Fashion May Kill

Çalışacak dersin ve de dershanenin olmadığı (evet daha TUS'a çalışmaya başlamadım) bu harika hafta sonunda, bilgisayarın başında internette öylesine gezinirken, milyonlarca 2013 derlemesiyle karşılaştım. Dedim haydi bir tane de ben yapayım. Koskoca 2013, neler neler oldu bu sene ohooo baya yoğun bir yıldı.

Royal baby mi doğmadı, sevgili Miley dil canavarına mı dönüşmedi, popstarlar ünlü markalara transfer mi olmadı hatta David Bowie falan mı dönmedi? Bir baktım oldukça materyal var. Yalnız takdir edersiniz ki bir yıl oldukça uzun bir süre ve akılda da bir sürü olay var; bu sebepten olayları kronolojik sıraya sokmak fazlaca yorucu geldi, yapamadım. Aman Bmigo da kolaya kaçmış demeyin o kadar da önemli değil bence. Değil mi?


Neyse lafı uzatmadan başlayayım hemen bu sene Fashion May Kill gözünden akılda kalanlara!

Miley Cyrus – Robin Thicke VMA performansı


Yazıya başlamadan önce birkaç kişiye sordum, ''Hey you! Söyle bakalım bu yılı neyle hatırlıyorsun? 2013 deyince aklına ne geliyor?'' diye. Abartmıyorum hepsi Miley ve dili dedi ilk önce. E doğal tabii bir yerde, sanırım yıllarca akıllarda kalacak bir performans oldu. Ama ben asıl Robin Thicke'in giydiği, efsanevi Tim Burton filmi Beetle Juice esintili takıma dikkat çekmek istiyorum. Uzun saçlarıyla bisiklete bindiği klibini görüp de bugünleri tahmin etmek imkansızdı sanırım. Neredeyse yılın şarkısı diyebileceğimiz Blurred Lines ile yaptığı geri dönüşten sonra, Take It Easy On Me şarkısının klibinde de kullandığı takım tüm övgüyü Miley'nin almaması gerektiğinin bir göstergesi.

Jennifer Lawrence ve Oscar Ödülleri


Nazar değdi! Arkadaşlar başka açıklaması yok bunun, nazar yani bu! 

2 Ocak 2014

Kış Kafası

Deniz Gül
Cinema May Kill, Fashion May Kill yerine yazdı.

Her yazarın konusunun birbiriyle değişeceği yılbaşı özel çekilişi yapılırken, ben en eski dilek dileme ritüelini yerine getiriyordum. İçimden söylediğim başlık, bana sinemadan sonra en yakın gelendi. Fashion.. fashion.. noolur fashion.. Geçici bir süreyle tahtına oturduğum Bmigo, sinemadan sonra beni internetin ya da dergilerin içinde boğulurken görebileceğiniz konunun yazarıydı. Her yazısını ben olsam ne yapardımlarla süsleyerek okuduğum köşeye yazma sırası da artık bendeydi.

Fakat moda bilgisi annesinin peşinde mağaza mağaza gezerken “yeri iyi” olan kumaşın kaliteli olduğunu düşünerek başlayan birinden çok da teknik bilgi beklememek gerek. Sonuçta likralı kumaş rahat, yün kazak sıcak, fanila şart kalıplarıyla bezeli bir dolap geçmişimiz var. Genel geçer moda tabirlerine oldukça uzak ben, Bmigo’nun bazen yaptığının aksine Naomi Campbell walk defileleri yorumlamaktan kaçındım. Çünkü kumaş kalitesiyle ilgili teknik bilgim gibi defile anlayışım da kabinler doluyken mağazanın ortasında üstü çıkarılan çocukları izlemekten öteye gitmiyordu. Fakat zaman içinde gelişen estetik yargım üstüme giydiklerime de sıçradı. Zaman içinde cüzdanımın şişikliğindeki artışın da gelecekte estetik yargımla arkadaş olacağını düşünüyorum.

Gelir düzeyimin ince bir çizgi üstünde ilerlediği günlerde bile almak isteğimin duramayışı daha derin bir konu sanırım. Biraz geriye gidersem, “Daha çok!” tatminsizliği ilk defa kendini alışveriş konusunda gösterdi. 22 yıllık durmak bilmeyen alışveriş hayatımda ilk defa bu yıl “evet bu yıl bir eksiğim yok aslında o zaman alışveriş yapmıyorum!” diyerek nefsimi tutmaya karar verdim. Çoğu yazımda kullandığım kalıp bir cümleyi bir daha tekrarlayacağım. Özellikle herhangi bir şeye karşı en azından teoride benimsediğim “yeterlilik” ya da “tamah” teması alışverişe olan doyumsuzluğum yüzünden pratikte sınıfta kalıyordu. Beni, “kendinle çelişiyorsun işte bak!” cümleleri karşısında çıplak bırakıyordu. Oysaki ben üstümdekileri çok seviyordum. Bütün bu sebeplerden ötürü güncele bakıp dışarıya açılmaktansa dolabıma bakıp içime dönmeye karar verdim.

Bu karardan hemen sonra keşke sadece içime dönebilseydim dediğim bir an yaşadım. Ben dolabımın içinde boğulabiliyordum ama siz de girdaba yakalanıp boğulmamalıydınız. Bu kadar kişisel, öznel bir konuyu tabii ki genelin beğenisine açmayacaktım. Fakat yine kendimle çelişiyordum. Aslında zevkler ve renkler tartışılıyor muydu? Bu sorunun hayır cevabını alamadığı tek konu moda olmalı. Ne kadar zevkleri ya da renkleri tartışmasak da hepimizin kafasında oluşan “şıklık”, bir anda özneli genele çeviriyor. Sonuç olarak bu yazıda ben bu kış bunları bunları giydim bakın demenin kolay bir yolu yoktu. Üstelik bu riskli fikir için bende olmayan birçok teknik problem vardı. Oysaki kıyafetler askıdayken ne güzel duruyorlardı. Onları üstüme alıp yolda yürürken sorun yoktu fakat fotoğraf makinesinin karşısına geçip modellik yapmak benim yapamayacağım bir şeydi. Poz verme konusunu bir şekilde halledebilirdim fakat duruş bakış gözler ağız saçlar kombinasyonunu halletmek için 22 yıl geç kalmıştım. Benim yerime geçen yüz, biraz da üstüme giydiğim her farklı kıyafette değişen ruh halimi anlatsın istedim. Kendi yüzümü değiştirme yüzsüzlüğünü de ancak böyle bir sebeple yapabilirdim.  

Hepsinin yanında, bu büyük riske adım atmamın hayırsever bir nedeni de var. Çünkü bu yazının yardım eli uzatması isteğimi bastıramıyorum. Konunun uzmanı olan biri tarafından yapılmış olması fark etmeden, iyi ya da kötü herhangi bir kombinasyona bakarken aklıma gelenler bana dolabımı dolduracağım parçaları seçmemde hep çok yardımcı oldu. Ben de bu kış yaptığım kombinasyonların aynı etkiyi yaratmasını umarak kendi Lookbook’umu yayınlıyorum. Kimseye bir faydası dokunmasa bile sabah kalkıp ne giysem diyerek baktığım bir yerim olur belki.

Dolabın kapağını açıp boş gözlerle içeri bakarken, seçim yaparken,  ilk önce ayakkabıdan başlamanın rahatlığını keşfettim. Çünkü giyilecek ayakkabıya göre pantolon ya da etek \ elbise daha kolay seçiliyor. Bu yüzden eğer bot giyeceksem botun da rengine uygun çorap seçimini yapmak ve sonrasının çorap söküğü halinde gelmesini beklemek doğru bir karar. Son 2 yıldır, yeni alınan kahverengi botlarımla birlikte –tahmin etmek çok zor olmasa gerek- dolaptaki baskın renk de kahverengi. 

24 Aralık 2013

İndirim Sezonu Yaklaşırken Dikkat Edilmesi Gerekenler...

Bmigo
Fashion May Kill


Bir yılın daha sonu gelirken, kış sezonu indirimleri de yaklaşıyor. Tam mağaza mağaza gezip bir şeylere göz koymaca, ''Hadi bi hafta daha satılmasın, hadi inşallah!! Ya satılırsa? Kahretsin sadece bi tane medium kalmış! Of alsam mı acaba??!'' şeklindeki çelişkilerden ölmece zamanları. Dayanın az kaldı!

Yılların geçmesi ve fiyatların artmasına rağmen, aylığımın aynı kalışı sebebiyle ben de indirimleri dört gözle bekler oldum. Gerçi ''Off altmış liraya t-shirt mü olur ya indirimi bekliyim en iyisi.'' dediğim t-shirtlerin maksimum elli liraya düştüğü yaz indirimlerinde biraz şevkim kırılsa da, önemli olan o havayı solumak, o anı yaşamak mottosuyla harekete hazır bekliyorum.

Şimdi diyeceksiniz ne anı, ne havası? Coğrafi konumu açısından Ege Üniversitesi'nde okumanın faydaları diyeyim ben biraz. Şimdi aralık sonu - ocak başı muhtemelen bizim sınavlarımız bitmiştir, boş boş derslere geliyoruzdur, işimiz gücümüz yoktur yani. Önce indirimin başlayacağı gün, çeşitli kaynaklardan özenle araştırılır, öğrenilir. Birikimler hesaplanmaya, ne kadarını neye kullansam, nelere ihtiyacım var muhabbetleri yapılmaya başlanır. İndirim günü ilk derse girilir sıkıntıyla beklenir. Ardından açılış saatinde üç beş kişilik gruplar halinde foruma hareket edilir. Uzun zamandır görülmeyen dostlar görülür, selamlaşılır, gün içinde alınanlar birbirine gösterilir. Ama tabiî asıl neredeyse kimseler gelmeden her şeye ulaşılabilir. Böylelikle öğlen üst katta verilecek yemek molasına kadar uzun bir deneme, yanındakine fikir verme, kasada sıra bekleme maratonu başlar.

Yine böyle zamanlardan birine yaklaşırken dedim ki bu sezon neler oldu, neler çıktı bir toparlayayım; ''Fashion May Kill'den büyük hizmet!'' diye okuyuculara sunayım!

Ha bu arada oradan çıkıp ''Ya bunlar Chanel, Dior, pahalı pahalı markalar, ben nasıl alayım ki bunları Bmigo gene niye bunları koymuş yeaa!!'' falan demeyin! Daha bugün forumu gezdim bir bir benzerlerini buldum. Fikirleri buradan alın, Zara'ya, Pull & Bear'a koşun!

İşte bu sezonun almazsanız olmazlarından birkaç tane başlık...

Tercihen yarasa kollu, büyük, maskülen kabanlar.

Arkadaşlar yapacak bir şey yok, böyle büyük hatta kocaman bir kaban alınacak çünkü yakın zamanda başlayan, kadın giyimindeki maskülenlik ve geniş kesimler uzun bir süre devam edeceğe benziyor.

21 Kasım 2013

Cool Olmanın İlk Adımı: Deri


''Neredesin şimdi? Filanca caddenin köşesinde hani falanca dükkanı var ya, onun karşısına gel. Bekliyoruz.''

İşte benim 2013 sonbahar/kış sezonumu bir nevi biçimlendiren parçaya/ruh haline ulaşmamın ilk adımı bu konuşma oldu. Gittim bir adam ölçülerimi almaya başladı. Annem dedi ki ''Nasıl bir model istiyorsun? Hangi renk? Sana deri ceket diktiriyoruz!''
Yıllardır derim, ben de bir deri ceket alayım, havama hava katayım! Büyük eksiklik, ayıp artık falan diye (Ayıptır söylemesi dericilikle ünlü bir şehirde büyüdüm ben. Ünlü markalar halt etmiş oradakilerin yanında.) ancak en son annem ''Cezaevinde dikiyorlarmış bir gün gidelim ölçü verelim.'' deyince ısrarlarımı bırakmaya karar verdim.
Neyse, bir yandan da düşünürüm hep, siyah benim rengim değil diye. Ne zaman siyah bir şey almak için çıksam, kahverengiyle dönerim eve. Bilmiyorum, belki de siyah kafamda çok fazla rock, asi bir imaj oluşturuyor. Buna rağmen dedim ki ''Siyah olsun ceket, orası burası fermuarlı olsun!''
Gelin görün ki hakikaten de öyleymiş! Bir siyah deri ceket insana bu kadar asi hissettirebilir, sanki her şey mümkünmüş izlenimi verebilir, altında eşofmanla evde, ayna karşısında denerken bile sanki çok “cool”muşsun imajı verebilir mi? Evet verebiliyormuş!
Tam da bu yüzden, geçtiğimiz hafta sonu "cool"luktan ölen bir çekim yaptık ve ben de bugün bu deri temalı yazıyı yazıyorum.

1 Kasım 2013

Stil Takibi: Ekim

''Christian Grey kim olacak?'' yarışını kazanan Jamie Dornan!

Zac Efron'un yeni filmi That Awkward Moment'ın fragmanı yayınlandı!

James Franco yeni kitabı Actors Anonymus için imza gününden imza gününe koşuyor!


Peki bu haberleri ve ünlüleri Fashion May Kill'e taşıyan ortak özellik ne? Tabii ki başarılı stilleri ve biraz da güncel kalmanın gerekliliği. Buradan yola çıkarak Fashion May Kill'e yeni bir parça ekliyor ve her ayın sonunda bir ''Stil Takibi'' yazısı yazmaya başlıyorum.

İşte bunların ilki Ekim. Say hi!

Jamie Dornan

Şu sıralar dünyanın en heyecanlı, yıldızı en parlak insanı kimdir deseler sanırım Jamie Dornan cevabını vermek pek yanlış olmaz.


Calvin Klein'ın sadık modeli, CK Free ve Dior Homme'un yüzü, Once Upon a Time dizisi oyuncusu Jamie Dornan, yakın zamanda ortalığı alt üst eden Grinin Elli Tonu (Fifty Shades of Grey) kitabının filmi için Christian Grey olarak açıklandı. Kendisi pek yakın zamanda toplumsal bir figür, hatta bir ilah olacak.

18 Ekim 2013

Dior's ''New Look'': Bir Devrim

The ''Bar Suit''

II. Dünya Savaşı'nın bitiminden bir yıl sonra, Paris'in Faubourg Saint-Honoré caddesinde yürürken ayağı takılıp neredeyse düştüğünde, Christian Dior efsanevi kaderini gerçekleştirmeye hazırdı.

Ayağının takıldığı obje bir yıldızdı. Oldukça batıl inançlı olan Dior, elbette ki bunu bir işaret olarak algıladı. ''Koton Kralı'' Marcel Boussac ile bir sonraki gün yapacağı görüşme için bir işaret...


Çocukluk arkadaşı Georges Vigouroux'nun ısrarlarıyla görüşmeyi kabul ettiği Marcel Boussac, kendisine Philippe Et Gaston Moda Evi'ni devralmasını önerecekti. Bu teklifin ardından, neredeyse her büyük kararını danıştığı falcısına (Madame Delahaye) koşan Dior; ''Kabul et! Ön koşullar ne olursa olsun, Christian Dior Moda Evi'ni kurmalısın. Kabul et!'' cevabını aldı ve Marcel Boussac'a Philippe et Gaston Moda Evi'ni değil kendi moda evi Christian Dior'u kuracağını açıkladı. Yine kendi deyimiyle ''Ruh halinden personele, mobilyalara, binalara kadar her şeyin yeni olduğu bir yer!''

11 Ekim 2013

The ''Little Black Dress''

''Küçük siyah elbise'' sade kesimli ve genellikle kısa bir kokteyl elbisesi...


1926 yılı Vogue'da yayınlanan Coco Chanel tasarımı ilk LBD.

İlk olarak 1920'lerde Gabrielle Coco Chanel tarafından uzun süre kullanılabilir, ekonomik, modası geçmeyen ve olabildiğince ulaşılabilir olması amaçlanarak tasarlanan LBD kısa zamanda amacına ulaştı ve neredeyse her kesimden kadının üniforması haline geldi.

Başarısını çok yönlülüğünden alan LBD, hafif topuklular ve ceketle giyildiğinde işyeri için uygunken; iddialı mücevherler ve eşlik eden makyaj ile gece için de uygun  hale geliyordu. Öyle ki bir süre sonra bir moda kuralı haline geldi ve her kadının dolabının en temel parçası oldu. Bu temel öge amacı LBD'yi mümkün olan en sade şekilde olmaya zorluyordu çünkü belli bir trende ait olan kısa siyah bir elbise bir süre sonra kaçınılmaz bir şekilde modası geçmiş olacaktı. Coco Chanel'in kendi sözleriyle '' Fashion passes, style remains.''

15 Eylül 2013

Trend Raporu: Sonbahar/Kış 2013 Erkek Giyimi

Kadın koleksiyonlarının dahi bol, erkek kesimlerine doğru kaydığı bu sezon, erkek koleksiyonlarında da tasarımlar alabildiğine bol ve büyük kesim. İnce çizgiler sezonu domine eden gri eşliğinde geri döndü. Kürk detaylar olabildiğince çok gözümüze çarpıyor. Hatta bazı markaların kürk ceketleri sezonun en dikkat çeken özelliklerinden. Kışlık giyimde genel olarak sadelik ön plandayken, kazaklar ve gömleklerde kullanılan desenler de sezonun önemli parçalarından.


2013'ün en önemli elementlerinden olan kürk, neredeyse her tasarımcının elinde farklı şekillenmiş. Ermenegildo Zegna'nın elegan, tıraşlı Vizon'u, Versace'nin dantel bir parçayla birleştirdiği yerlere kadar uzanan tasarımı, Moschino'nun ise ekoseyle kullandığı kürk detayı... Hepsi ayrı ayrı göz alıcı.

Fendi

Versace

Fendi - Ermenegildo Zegna

Moschino

29 Ağustos 2013

VMA 2013 Kostüm Savaşları

Son yıllarda yapılan, müzikten çok performansın önem kazandığı müzik sektörünün en önemli gecelerinden biri: VMA.

iTunes liste savaşlarının bir başka ayağı, birçok sanatçının geri dönüş sahnesi, kim düşüşte kim yükseliyor sorularının cevaplarını barındıran gece, ödülleriyle olduğu kadar performanslarıyla da konuşuluyor.

Siz gecenin müzikal incelemesine buradan, kırmızı halıya da birçok başka yerden ulaşabilirken, gelin bakalım bu yıl kim, performansında ne, hatta neler giymiş?

Lady Gaga


Uzun bir tur, bir kalça ameliyatı ve oldukça baskının ardından Lady Gaga, yeni teklisi Applause ile VMA 2013’ün açılışını yaptı. Klibinde de benzer şekilde müzik hayatının dönemlerini ele alan Gaga, önce beyaz kare bir kep ve The Born This Way Ball - Bloody Mary performansındakine oldukça benzer, büyük beyaz bir pelerinle sahneye çıktı. Daha sonra klibinde de kullandığı, siyah, vücudu saran kostümü, kostümünü tamamlayan siyah başlığı ile göz alıcı bir sadelik yakaladı.

25 Ağustos 2013

Çavdar Tarlasında Bir Leydi

Hava çok sıcak, havuz da yanı başımda… O anda telefonum çaldı ve uzun zamandır görmediğim ve çok özlediğim arkadaşım Mak.’tan bir mesaj: “I’m back in town! Bitch!

Ben de hemen elimde ne varsa bıraktım ve Mak. ile buluşmaya gittim. Moda fakiri bir şehrin moda fakiri sokaklarında yürürken, karşıdan gördüğüm Mak. özensiz, uğraşılmamış ancak bir o kadar da doğal ve güçlü günlük stiliyle hemen dikkatimi çekti.

Bir süre oturup sevgili editörümüzü çekiştirdikten sonra ikimiz de bu haftaki yazılarımızla ilgili söylenmeye başladık. O sırada aklıma geldi. Neden olmasın ki? Uzun zamandır yazmayı istediğim “yaz stili” yazısı için Mak biçilmiş kaftandı. Hemen Mak’a yarın havuz başında bir çekim yapacağımızı ve en iyi kombinlerini yanında getirmesini söyledim. 

Elbisemi Bershka’dan almıştım. Yaz aylarında her ortamda giydiğim bir elbise. Gece dışarı çıkarken de üzerine ince bir ceketle giymeyi tercih edebilirim.

7 Ağustos 2013

The 20/20 Experience Justin Timberlake Stili


Bundan aylar önce, Suit & Tie'ın Lyric videosunu adeta bir katalog videosu tadında çekip yayınlarken, müzik ile olduğu kadar stil ile de dolu bir dönemin yaklaştığının sinyallerini vermişti aslında Justin Timberlake. 

Albüm öncesi Tom Ford ile görüşüp, ortak tasarımlar yapan Justin, The 20/20 Experience dönemi boyunca kliplerinde ve canlı performanslarında bu tasarımları, ara ara da Tom Ford Spring/Summer 2013 koleksiyonundan parçaları kullandı.


Sizin de yakından takip ettiğiniz gibi takım elbise ağırlıklı bir dönem oldu ancak tabii ki bunlar sıradan takım elbiseler değildi. Tom Ford'un imzası geniş klapalar, oversized papyonlar, parlak ceketler, kuşaklar hatta beyaz altın kol düğmeleri ile dolu bir dönem oldu.

2 Temmuz 2013

Milan Moda Haftası 2014 İlkbahar/Yaz


Haziranın sonunun gelmesiyle moda haftaları da başladı. Heyecanla beklenen 2014 İlkbahar/Yaz koleksiyonları podyumlarda yerini aldı. Tasarımlar kadar katılımcıları, konseptleri, beklenmeyen olayları ile de çok konuşulan Milan Moda Haftası'ndan öne çıkanları yazdım.

Minimalist formların yerini oversized, geometrik şekillerden esinlenen parçaların aldığı, desen ve baskıların yine her yerde oluğu bu sezon favorilerim Versace ve Moschino. Sert, kendine özgü ve gerçek imajlardan aldıkları esintilerle göz dolduruyorlar.

Moschino
Neredeyse manzara fotoğraflarını andıran baskıları ile renkli, güçlü ve iddialı bir başlangıç yapan koleksiyon bir parça daha zarif parçalarla devam ediyor. Koleksiyonun bence vurucu noktası olan yıldırım desenli parçalar ise nefes kesiyor. Sadece klapaları desenli olan ceket bile baştan ayağa desenli takım elbise kadar göz alıcı.


30 Mayıs 2013

2013 Erkek Güneş Gözlüğü Dosyası


Tarihinde Eskimoların yaptığı maskeleri, Çinlilerin parlak ışıklara karşı kullandıkları dumanlı kuvarsları, hatta Sifiliz hastaları için bir reçete olmayı barındıran güneş gözlükleri günümüzde fonksiyonu kadar görünümü tamamlama, bir moda parçası olma özellikleriyle de öne çıkıyor.

Yazın gelmesi ve bu sezon genel olarak canlı renklerin moda olmasıyla birlikte güneş gözlüğü modelleri de kalıplarından çıktı.

Renkli aynalı, boyundan asmalı, geri dönüşümlü, tahtadan hatta taştan yapılma modellerle dolu bu sezon ürünleri ile devam edelim. 

Renkli aynalı camlar ile bu sezon geri dönüş yapan Aviator modeli Ray Ban'de birleşmiş. Bu renkli modeller bu sezonu domine edeceğe benziyor.

23 Mayıs 2013

İzmir'de Vintage: Fikriye

Diyelim ki babaanneniz kıyafetlerini çoktan atmış ya da anneniz sandığındaki güzelim elbiseleri siz daha bebekken genç kız olan kuzeninize vermiş, o da kim bilir neler yapmış nerelerde bırakmış bir daha izini bulamamışsınız. Peki siz Vintage kıyafetleri nereden bulacaksınız?



İşte İzmir'de yaşıyor ve bu dertten muzdarip  olduğunuzu düşünüyorsanız artık bir cevabınız var! Fikriye Vintage!

Geçenlerde bir arkadaşım arayıp sonunda İzmir'de de bir Vintage Butik açılmış hem de güzel bir yere benziyor dediğinde önce şaşırıp, ''E artık zamanı gelmişti! Nerdeymiş ki? Nasıl bir yer?'' şeklinde tepkiler verdim. Sonra da e hadi ben de gideyim bir bakayım dedim.

8 Mayıs 2013

Met Gala 2013


Her yıl düzenlenen, ünlülerin ''dress to impress'' mottosuyla hareket ettikleri ve moda dünyasındaki en önemli olay olarak addedilen Met Galası dün gece gerçekleşti!

Anna Wintour'un ev sahipliği yaptığı gece Beyoncé, Sarah Jessica Parker, Katy Perry, Madonna, Lena Dunham, Kim Kardashian gibi isimlerin yanı sıra bir çok ünlünün de katılımyla Metropolitan Sanat Müzesinde yapıldı.



Kırmızı halı ve daha fazlası için...

23 Nisan 2013

Kışı Bitiren 4 Renk

Havaların saçma bir zamanda soğuduktan sonra bir türlü tekrar ısınamayışı artık yordu desem yeridir. İzmirli olanlar bilir sabah kalkar üşürsün, öğlen sıcaktan ölürsün. Şimdi 4 derece sabah havasında ceket alıp mı çıksam? Evet tabiî ki ancak öğlen 18 derece olunca ne yapacağım? Çok ağır bir ceket olmasın öğlen elimde taşırken acı vermesin, kışlık, kocaman olmasın akşamüstü 12 derecede de giyebileyim eve dönerken, rengi de biraz daha baharlık olsa ne güzel olur.


Bütün bunları karşılayan ceketi geçtiğimiz aylarda Pull & Bear’da buldum. Kot. Sarı. Hafif eskitilmiş görünümlü.

16 Nisan 2013

Kıştan Kalma Bir Gün

Merhaba, başlangıcından beri hep bir kenarında olduğum  her yazısını heyecanla beklediğim bu blogun gerçekten içinde, bir parçası olmak çok heyecanlı, çok güzel.

Başlık Fashion May Kill. İddialı, geniş biraz. Bense 21 yaşında neredeyse kendi kendine t-shirtünü üstüne geçirebildiği ilk günden beri her sabah, her okul üniforması giymek zorunda olmadığı gün heyecanlanan, ''bir hafta sadece makarna yesem şu gömleği de alırım'' gibi cümlelerle günlerini geçiren bir insanım. Genelde günlük giydiğim kombinasyonlarla burada olacağım bir süre. İşte onlardan ilki:


.