14 Aralık 2013

Albüm İncelemeleri: Bunu Seven Bunu Da Sever

“Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane.” Hayır; cevap nar değil. Cevap, Indie-Elektronik. Uzaktan bakıldığında bir elin parmaklarını geçmez gibi geliyor sayıları ama kapıdan bir girdin mi Maşallah'ı var bu indie-elektronikçilerin. Geçenlerde biraz yeni isim bulayım kendime dedim sonra bir baktım saatler içinde binlerce isim dinlemişim. Zorla durdurdum kendimi. Hayır bir de sınav zamanındayım, bir yanda kitaplar bekliyor beni çalışılmak için. Kimsenin de eli gitmez güzel müzik dinlemek dururken ders kitaplarına. Sınavlar bitti; kitapları evin bir köşesine atıverdiğim gibi aldım bilgisayarı kucağıma. Oradan oraya bir sürü isim buldum araştırdım. Ve siz sevgili okuyucularım için çok güzel 4 albüm seçtim. Yılın son günlerini böyle verimli geçirmişken sizi de bundan mahrum bırakmak hiç istemedim. Şimdiden iyi dinlemeler.


LONDON GRAMMAR - IF YOU WAIT

Hannah Reid, Dot Major ve Dan Rothman'dan oluşan İngiliz grup kendileri isimlerinden anlaşıldığı üzere. Solist Hannah'ın sesi Lhasa De Sela'nın hık demiş ses tellerinden düşmüş. Lhasa bizi erken terk etti diye düşünürken sanki sesi reenkarnasyona uğramış da Hannah'da vücut bulmuş gibi. Solistin sesinin ilk planda olduğu bir albüm If You Wait. Ritimler harika trip-hop, indie-elektronik karışık ilerliyor; kitap okurken harika gidiyor mesela. Ama Hannah'ın sesi o kadar etkileyici ve dokunaklı ki her şeyi bırakıp sadece onun sesine yoğunlaşmak istiyor insan.


11 Aralık 2013

Shakespeare: İkinci Şans

Hormon Günlerinde Shakespeare

Sizde durum nedir inanın hiç bilemiyorum. Ama benim “oha cinsellik var” dediğim ilk an, televizyon karşısındaydı ve televizyonda şöyle bir şeyler vardı.


                          

(Şimdi ergenliği Tutti Furutti'ye rastlayanlar için 5 dakika ihtiyaç molası)

Tabi ki benim anım koca bir yarışma programı değil. Uyumayan çocuk kontenjanından göze çalınmış bir minik zap karesi. Ama “oha” çektirdiğine göre de olasılıkla şöyle bir sahne:


Televizyon-cinsellik-ebeveyn üçgeni kuşkusuz değişmez bir acı, çekildi, çekilecek. Azametle sahnenin bitmesini bekleyen modern baba var bir (benimki), bir de panikle kumandaya uzananı var. Şifre girilmesini bekleyen kurye tribiyle uzaklara dalan çocuk var bir, bir de kulakları kızara kızara gözünü diken “büyüdüm ben” çocuğu (bu da ben). Bu karmaşık duygu, düşünce ve hatta hareket seli içerisinde, bir de sağlam öğrenme süreci gerçekleşiyor ki... Hayrete kapılmamak mümkün değil. İşte şimdi bahsedeceğim film, benim için böyle bir “öğrenme” filmi.


Kadının seks sırasında üstte olabileceğini Shakespeare'den öğrendim...

Ah, evet. Öyle oldu. Ve olayın mekaniği henüz kafamda HİÇ oturmadığından, inanılmaz şaşırmış ve konu üzerine çok kafa yormuştum. Bu da haliyle seneler geçip bilgi, boşluklarımı özenle doldursa bile, pozisyonun kafamdaki sembolü olarak, filmden şu sahnenin kalmasına neden oldu.



9 Aralık 2013

Sizde Pompa Var Mı Canım?

- İnanamıyorum Senjar... Başıma bu da mı geleceğidi?!


Yakın arkadaşlarım sıklıkla böyle bir girizgahla başlarlar benle konuşmaya. Üniversiteye başlarken arkasından gelen “hep beraber içiyorduk yalnız kaldık ve beni öptüüü!! Arkadaştık biz.” cümleleriyle şaşkınlıklardan şaşkınlıklara sürüklenir sabahı sabah ederdik bir erkek alkol aldığında nasıl olur da “kankasını” öper diye. Zamanla çeşitlendi bunlar tabi, progress gösterdi. “Bana nasıl yapar beni aldattı en yakın arkadaşımla” gibi insanoğlu var olduğundan beri yaşanan şeyleri bir posta da biz duyup tecrübe ettiğimizde şaşkınlıklarımız biraz dindi yalan yok. Bazen insanların yalnızca “kötü” olduğu için bazı şeyleri yaptığını kabullendik. Leveller atladık. Ve ardından masterlık için küçük arkadaş gruplarındaki olabilecek her türlü entrika, g.tüne yalan yuvalanmış insanların bize yedirdikleri, korkunç tesadüflerle garip saçma sapan ortamlarda bulunan kızların küçük dramları ve tonla şey yaşandı. Uzatmayayım daha anlatacaklarım var bu faslı kısa geçiyorum anlayın işte. Hani artık öyle şaşkınlıkla “OHA NASI YA ANLAMADIM Bİ DAKKA NASI YA” şeklinde tepki vereceğimiz şeyler pek kalmadı. Arkadaşımın bu cümlesi bana abartılmış dramaya giriş gibi geldi. Ses tonu az önce kordonda otururken iskeleden Karşıyaka'ya yürüyen pembe fil görmüş gibi çıkmasa sormayacaktım bile.

-Önce bi sakinleş de güzelim, ne oldu anlat…
-Hani Don Juan vardı ya… İşte o…..

Bilenler bilir, bilmeyenler için; Don Juan efsanesi iki ayrı perspektiften anlatılır. Birinde basit, canı istediğinde kadınlarla flört edip gönül eğlendiren zampara bir serseri, diğerinde ise baştan çıkardığı kadınları gerçekten tüm kalbiyle seven onlardaki güzelliği takdir eden gerçek değerini gören mükemmel bir aşıktır. Bizim hikayemizin backgroundunda azgın bir hayvan olarak değil de ince ruhlu tatlı bir adam olarak geçmesinin sebebine gelecek olursak, bizim kızımız entelektüel entelektüel Eshot’una biner -fakir bir entel- kulağında müziğiyle tiyatroya giderken hangi durakta ineceğini tam olarak bilmediğinden -yer yön konusunda da fakir- karşısında oturan iyi giyimli yakışıklı genç adama oyunun oynandığı yere en yakın durağı sorar. Karşılığında “Ben de orada ineceğim. Geldiğimizde söylerim” cevabını alır. Yaklaşık iki şarkı sonra adam tarafından “Burası” diye uyarılınca birlikte inerler. Teşekkür etmek için döndüğünde “İsterseniz size eşlik edebilirim binaya kadar.” diyen adam yol boyunca ettiği sohbet ölçülü tavrı ve kibarlığıyla kızımızı kapıya kadar bıraktığında artık bizim için “Don Juan”dır. Şimdi böyle anlatınca bu yakıştırmayı itelemişiz adama gibi geldi kulağa. Hiçbir asılma belirtisi göstermeden centilmen bir yaklaşım görmeye aç bünyemize ilaç gibi gelmişti kendisi bunca tanıdığımıza pişman olduğumuz öküzler arasında. Sonra kızımız, adamı çağımızın çöpçatanı Facebook’ta bulur ekler. Sohbetlerine devam eden ikili, iki gün sonra bir kahve içmek için sözleşirler ve birbirlerine telefon numaralarını verirler.

2 Aralık 2013

Britney Spears - Britney Jean

Britney’nin En Kişisel Albümü: Britney Jean


Pop müziğin prensesi Britney Spears, yeni albümü Britney Jean ile tekrar karşımızda. 2013 yılının en çok merak edilen albümlerinden birisi olan Britney Jean, Britney’nin 8. stüdyo albümü. Albüm hakkında konuşmaya başlamadan önce gelin biraz bilgilerimizi tazeleyelim.

Mayıs ayının başlarında stüdyo giren Britney, yeni albümünün şimdiye kadarki en kişisel albümü olduğunu açıkladı ve bir anda gündem olmayı başardı. Ardından albüm “pop yaşamının yalnızlığı” olarak özetlendi. Albümde ağırlıklı olarak Will.I.Am ve Preston ile çalışan Britney, sözlere ise oldukça katkı sağladığını açıkladı. Her ne kadar Britney ile bağdaştıramasam da elektronik dans müziği ağırlıklı bir albüm olan Britney Jean, 3 aralıkta satışa sunulacak. Albümü iTunes ve Spotify üzerinden dinlemek ise mümkün.  

Haydi bakalım, merakla beklenen albümü yavaş yavaş dinlemeye, okumaya başlayalım.

Britney Jean


.